Deniz Haberleri Haberler

Rusya ve İngiltere Karadeniz’de Karşı Karşıya | Krizin Adı: HMS DEFENDER

23 Haziran’da Kırım açıklarından geçen İngiliz muhribi HMS DEFENDER, Rus savaş gemisi ve uçaklarının fiili caydırma atışlarına maruz kaldı ve olay halihazırda sıcaklığını korumaya devam ediyor. Pek çok bilgi ve haber havada uçuştuktan sonra olayın gerçek iç yüzü yavaş yavaş aydınlanmaya başladı. Bu konuda aydınlatıcı ve detaylı bir yazıyı kaleme almanın zamanının geldiğini değerlendiriyorum.

Analiz Öncesi Ön Bilgilendirme

İncelememize başlamadan önce 3 konuda sizlere ön bilgi vermemiz gerekiyor. Bunlar; zararsız geçiş kavramı, otomatik tanımlama sistemi (OTS) ve Sea Breeze-2021 Tatbikatı.

Zararsız geçiş; yabancı bandıralı bir geminin, uluslararası bir sudan diğer bir uluslararası suya intikal etmek amacıyla başka bir ülkenin karasularından geçişini düzenleyen deniz hukuku kavramıdır. Geçiş yapan gemi; sahildar devletin egemenliğine veya siyasi bağımsızlığına karşı faaliyette bulunamaz, herhangi bir tip silahla deneme veya manevra yapamaz, bilgi toplama faaliyeti icra edemez, hiçbir hava aracını uçuramaz veya gemiye alamaz. Geçiş yapan gemi kurallara uyduğu sürece sahildar devletin geçişi reddetme hakkı bulunmamaktadır. Ancak uymayı reddederse kıyı devleti derhal bu geminin karasularını terk etmesini talep edebilir.

Otomatik Tanımlama Sistemi (OTS) deniz araçlarının mevkii, karakteristik özellikleri ve taşıdığı yük gibi bilgilerin çevredeki diğer gemiler tarafından takip edilmesini sağlayan bir sistemdir. 300 GRT ve üzeri gemilerde ve tüm yolcu gemilerinde bulundurulması zorunludur. Savaş gemilerinin ise OTS’de mevki bilgisi yayınlama veya bunu doğru bilgiler şeklinde yayınlama zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu kapsamda askeri gemiler tarafından “OTS Aldatması” şeklinde isimlendirilen yanlış bilgi yayınlama faaliyetine de sık sık rastlanmaktadır. Örneğin bu hikayemizin baş kahramanı HMS DEFENDER, halihazırda Karadeniz’de bulunmasına rağmen 26 Haziran saat 14:00 itibariye kendini Basra Körfezi’nde yayınlamaktadır.

Tarihteki en geniş katılımlı Sea Breeze Davet Tatbikatı, 28 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında, Ukrayna ve ABD 6. Filosu’nun ortak ev sahipliğinde, NATO üyesi ülke ve partnerlerinin katılımıyla, Karadeniz’de icra edilecek. Tatbikata bu yıl altı kıtadan 32 ülke, 5.000 asker, 32 gemi, 40 uçak ve 18 özel operasyon ve dalış ekibi katılıyor. Tatbikata katılan ülkeler arasında Avustralya, Brezilya, Kanada, Mısır, Fransa, Yunanistan, İsrail, İtalya, Japonya, Fas, Pakistan, Polonya, Romanya, Senegal, İspanya, Güney Kore, İngiltere, Türkiye, Ukrayna ve ABD yer alıyor. Bu tatbikat Rusya’ya karşı büyük bir meydan okuma ve önemli uyarılar içeriyor. Ayrıca dolaylı da olsa burada Çin’e de bir mesaj var.

Naval Post

Adım Adım İngiltere-Rusya Krizi

İngiliz Queen Elizabeth Uçak Gemisi Görev Grubu’nda bulunan İngiliz HMS DEFENDER Muhribi ve Hollandalı HNLMS EVERTSEN Fırkateyni, Akdeniz’de seyrine devam eden gruptan ayrılarak Karadeniz’de icra edeceği faaliyetler maksadıyla intikale geçtiler.

9-14 Haziran tarihleri arasında gemiler Sarayburnu Limanı’na bağlayarak İstanbul liman ziyareti gerçekleştirdi.

14 Haziran’da İstanbul’dan ileri harekete geçen savaş gemileri, 18 Haziran’da Ukrayna’nın Odesa Limanı’na giriş yaptı.

18 Haziran gece yarısından hemen önce her iki geminin OTS’de yayınlanan sinyallerini incelediğimizde ise çok enteresan bir şeyle karşılaşıyoruz. OTS bilgisine göre Odesa Limanı’ndan ayrılan gemilerin, direkt olarak Rus Karadeniz Filosunun stratejik değerdeki merkezi olan Sivastopol Limanı’na intikal ettiği ve limanın 4 km mesafesine kadar yaklaştığı görülüyor. Ancak Odesa Limanı’ndan elde edilen görüntüler gemilerin limandan ayrılmadığını ve dolayısıyla bunun bir OTS Aldatması olduğunu bize göstermektedir. Burada Ruslara karşı açık bir tahrik olduğu ve onların reaksiyonlarını ölçen bir faaliyet icra edildiğine tanık oluyoruz.

21 Haziran’da liman ziyareti sırasında ayrıca İngiltere, Ukrayna ve İngiliz Babcock International şirketi arasında bir savunma muhtırası tamda HMS DEFENDER’ın güvertesinde imzalandı. Muhtıra; modern fırkateynlerin, sekiz adet hücumbotun, iki adet mayın gemisinin ve diğer yeni deniz platformlarının teslimiyle Ukrayna Donanmasının güçlendirilmesi, personel eğitimi ve yeni deniz üslerinin oluşturulması gibi hususları kapsıyor. Bu muhtıra Rusya tarafından hoş karşılanmayan bir başka adım.

22 Haziran’da DEFENDER ve EVERTSEN Odesa’dan ayrılarak Gürcistan’a doğru yola çıktılar. Planlanan rota, uluslararası deniz hukukunun izin verdiği şekilde Kırım’ın güney ucundaki Fiolent Burnu açıklarındaki sulardan zararsız geçiş yapmayı içeriyordu. İngiltere, Kırım’ı işgal edilmiş topraklar ve bu suları da Ukrayna karasuyu olarak kabul ederken, İngiliz Savunma Bakanlığı da HMS DEFENDER’ın planlı rotasının “uluslararası deniz trafiği koridoru”ndan geçtiğini açıkladı.

Savaş gemileri Ukrayna karasularını terk ettikleri anda bir Rus savaş gemisi, HMS DEFENDER’ı takip etmeye başladı. Ayrıca çevrede uçan 2 adet Rus savaş jeti de radarda takip edilmeye başlandı.

Burada çok dikkat edilmesi gereken ve gözden kaçırılan bir noktada, uzun süredir beraber harekat icra eden İngiliz ve Hollanda savaş gemilerinin liman çıkışında birbirinden ayrılması ve Hollanda gemisinin İngiliz gemisine eşlik etmemesi. Acaba Hollandalılar meydana gelecek olayları biliyordu da, o yüzden mi İngiliz gemisinden ayrıldı? Burada tabi ki herkesin aklında “Neden ve planlı mıydı?” soruları ister istemez oluşuyor. Dolayısıyla uzmanlar bu geçişi, İngiltere tarafından kasıtlı olarak yapılmış bir “Seyrüsefer Özgürlüğü Operasyonu” olarak nitelendiriyor.

Kırım’a yaklaştıkça gerginliğin ve karşılıklı telsiz konuşmalarının arttığına tanık oluyoruz. Bu konuşmalarda Ruslar, kendi karasularına saygı duyulması ve girilmemesi konusunda talepte bulundu. 1982 Deniz Hukuku Sözleşmesinin 19. Maddesine göre “Yapılan zararsız geçiş, sahildar devletin barışına, düzenine veya güvenliğine zarar vermedikçe zararsızdır.” Ancak burası aynı zamanda denizciliğe mal olmuş ve Ukrayna ile Gürcistan arasındaki en kısa intikal hattını oluşturan bir deniz yolu. Dolayısıyla geçiş sırasında her iki ülkede sözleşmeye göre haklı görülebilir. Rusya geçişi devletine ve toprağına karşı bir müdahale olarak görürken, İngilizler burasının uluslararası bir su yolu olduğunu ve savaş gemisinin buradan zararsız geçiş yapma hakkına sahip olduğunu iddia ediyor.

Muhaberenin sıklaştığı durumda Rus savaş gemisinden “Eğer deniz sınırını geçerseniz ateş açacağım. Rotanızı değiştirmezseniz ateş açacağım.” çağrısı yapıldı ve İngiliz personel antiflaş başlık ve eldivenlerini giyerek savaş yerlerini almaya başladı. Rusların iddiasına göre İngiliz muhribi, güç kullanımı uyarılarına herhangi tepki vermedi.

Fiolent Burnu yakınlarına gelindiğinde Rus Sahil Güvenliğine ait gemi, HMS DEFENDER’ın 250-300 m’sine kadar girdi ve onu sancağa (sağa) doğru rota değiştirmeye zorlamaya çalıştı. Rus jetleri de gemiye daha yakın uçmaya başladı. Seyrin bu kısmında; OTS verilerine istinaden DEFENDER kıyıdan 10 mil açıkta, karasularının 2 mil içinde ve uluslararası koridorda seyrediyor gibi görünüyor.

Hemen sonrasında Rus savaş gemisi yakın hava sistemiyle havaya uyarı atışı gerçekleştirdi ve hem bu atış hem de bir süre sonra başka tipte silahlarla gerçekleşen atışlar İngiliz gemisinden de duyuldu. Ancak atışların tam olarak nerede yapıldığı kaynaklarda yer almıyor. Ruslar “Bir sınır muhafız gemisi uyarı ateşi açarken, bir SU-24M savaş uçağı da muhribin önüne doğru uyarı bombaları atmak zorunda kaldı.” açıklaması yaptı.

BBC’ye göre geçiş sırasında HMS DEFENDER çevresinde 20’ye yakın Rus hava aracı takip etti. Bunların bazıları İngiliz gemisinin 150 m’sinden geçiş yaptı.

Kriz Süreci Atılan Yeni Adımlarla Devam Ediyor

Olay sonrasında hem Rusya hem de İngiltere aralıklarla videolar ve yazılı açıklamaları uluslararası kamuoyuna sundular. Yayınlanan bilgilere ve kriz yönetim stratejisine baktığımızda bunun sadece askeri bir anlaşmazlık değil, daha büyük bir mücadelenin ve bilgi savaşının bir parçası olduğu sonucuna varabiliriz.

Rusya “karasularını ihlal ettiği gerekçesiyle Karadeniz’de İngiliz donanmasına ait HMS Defender’a uyarı atışı yaptığını ve geminin sınırı terk ettiğini bildirdi. İngiltere ise karşı açıklamayla “herhangi bir uyarı atışı yapılmadığını ve atışın Rusya’nın daha önce bölgede düzenleneceğini duyurduğu topçu tatbikatları ile ilişkilendirildiğini” açıkladı. Burada İngilizler tarafından göz ardı edilen bir başka gerçeği daha görüyoruz. Bölgede Rusya tarafından bir tatbikat yapılacağı açıklandı ise İngiliz gemisinin orada ne işi var?

Olaydan sonra Interfax haber ajansına göre bir Rus yetkili “Mantığa başvurabilir ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesini talep edebiliriz. Eğer işe yaramazsa, sadece yakınlarına değil, bir sonraki sefer tam hedefe bombalar atabiliriz” açıklamasını yaptı.

Kırım açıklarında gerçekleşen olay, Moskova’nın Soğuk Savaş’tan beri bir NATO savaş gemisini engellemek için gerçek mühimmat kullandığı ilk olay oldu. Sebep her ne olursa olsun bu tarz girişimler çok tehlikeli adımlar ve İngiliz gemisinin komutanı olan albayın savaş kıyafeti ile yaptığı açıklamalar, olayların ciddiyetin ne kadar üst seviyede olduğunun göstergesi. Komutan “Uluslararası hukuk kapsamında küresel barış ve güvenliği kendine güvenen ve çatışmacı olmayan bir yaklaşımla desteklemeye devam edeceğiz. Bu bizim görevimiz” dedi.

Şahsi kanaat olarak burada çok açık bir İngiliz oyunu olduğunu değerlendirmekle beraber, başka bir ülkenin toprağını haksız bir şekilde işgal eden Rusya’yı ve Karadeniz’i uluslararası bir su yolu olarak değil Rus gölü olarak görmeyi yeğleyen zihniyetini unutmamak gerekir. Türkiye açısından en net gerçek ise; yaşanan olayın ilerleyen zamanda Karadeniz’deki NATO varlığının artmasına sebebiyet vereceğidir. Bu durum; NATO üyesi, Karadeniz’e kıyısı bulunan, Rusya ile pek çok alanda iş birliğini genişleten ve Montrö Boğazlar Sözleşmesinin uygulayıcısı olan Türkiye’yi ciddi anlamda zorlayabilir.

Son olarak buradan ders çıkarması gereken bir diğer ülkede Çin. Zira İngiliz Görev Grubu bir süre sonra Güney Çin Denizi’ne rota kıracak ve orada da benzer olayların yaşanmaması içten bile değil.

Yazar: Murat YARALI

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın