Deniz Özgün Yazılar Teknoloji

SAVAŞ GEMİLERİNDEKİ “SAVUNMA” SİSTEMLERİNİ TANIYALIM

HMS Dragon Destroyeri

Bu yazıda tam donanımlı bir gemideki savunma sistemlerini tanıyacağız. Aynı zamanda yazının sonunda bir savaş gemimize gelen füzeye aşama aşama nasıl müdahale edildiğini öğreneceğiz. (Elektronik harp unsurları ayrı bir konu burada bahsetmeyeceğiz.)

1) Baş Topu:

OTO MELARA 76 MM

Baş topları genelde saldırı odaklı kullanılsa da geminin savunması için de hava hedeflerine karşı kullanılır. Topun mermi boyutu küçüldükçe kıyı ve gemi taarruzu için tahrip gücü düşse de hava savunması için kullanışlı hale gelmektedir. Bunun sebebi de namlu çıkış hızı ve atım/dakika oranının değişmesidir. Örneğin OTO MELARA 76 mm topu saniyede 915 metre namlu çıkış hızıyla dakikada 85 atım yapabilirken; BAE Systems 127 mm topu saniyede 762 metre namlu çıkış hızıyla dakikada 20 atım yapabilmektedir.

Ülkemizde ADA Sınıfı Korvetlerde 76 mm, BURAK Sınıfı Korvetlerde 100 mm, BARBAROS ve YAVUZ Sınıfı Fırkateynlerde 127 mm, GABYA Sınıfı Fırkateynlerde 76 mm baş topları bulunmaktadır.

2) CIWS (Kısa Menzil Silah Sistemi):

PHALANX

Kısa menzil savunma silah sistemleri ikiye ayrılır: Namlulu ve Füzeli.

Namlulu CIWS, gelişmiş radar sistemleri sayesinde olası hedefleri takip ederek yaklaşan hedefleri vurmaya yarayan, çoklu döner namlulu sistemdir. Burada hedefler alçaktan uçuş yapan iha/helikopter veya geminize doğru ilerleyen gemi savar füzeleridir. Namlulu CIWS sistemi hedefe doğru çok yüksek bir hızda ateş açarlar lakin çok kısa menzile sahiptirler. Örneğin Phalanx sistemi dakikada 4.500 atış (saniyede 75 atış) yapmaktadır ve etkili menzili yaklaşık 3.500 metredir. Günümüz Namlulu CIWS örnekleri olarak şunlar verilebilir:

  • AK-630 (Rusya, 30 mm, 6 Namlulu)
  • Goalkeeper (Hollanda, 30 mm, 7 Namlulu)
  • Phalanx (ABD, 20 mm, 6 Namlulu)
  • Sea Zenith (İsviçre, 25 mm, 4 Namlulu)

Ülkemizde GABYA sınıfı fırkateynlerimiz Phalanx kullanır. YAVUZ ve BARBAROS sınıfı fırkateynlerimiz ise Sea Zenith kullanır.

Tam olarak “Çok Namlulu CIWS” klasmanında sayılmasa da donanmamız için Aselsan Korkut-D CIWS modeli geliştirilmiştir. Korkut-D iki namluludur, dakikada 1.100 atım yapar ve 35 mm parçacıklı mühimmat(“ATOM”) kullanmaktadır. Korkut-D, seyir füzeleri ve anti-gemi füzeleri başta olmak üzere hava tehditlerini imha edecek.

KORKUT-D

Kısa menzil koruma sisteminin diğer parçasını da 2. Maddenin başında belirttiğimiz “Füzeli CIWS” sistemleri oluşturmakta. “SeaRAM” sistemleri olarak adlandırılır. RAM (Rolling Airframe Missile) lançer sistemi içerisinde anti gemisavar ve uçak imha füzeleri barındırır. Mühimmat kapasitesi 11 hücreden 21 hücreye kadar çıkabilmektedir. RAM sistemlerine örnek olarak;

  • Raytheon RIM-116 (ABD)
  • Sea Oryx (Tayvan)
  • Kortik (İhraç adı: Kashtan-M) (Rusya)
  • Pantsir-ME (Rusya)

Şimdi bu sistemleri kısa kısa inceleyelim:

RIM-116 Sisteminin Block 2 versiyonu 15 kilometre menzile kadar koruma sağlamaktadır ve füzelerin harp başlığı 11 kilogram ağırlığındadır. RIM-116’nın 21 hücreli versiyonunu ADA sınıfı korvetlerimiz kullanmakta.

RIM-116

Rusya tarafı ise bu sistemlerinde namlulu sistemlerle füze sistemlerini tek bir platform üzerinde bulunduruyor. Kashtan-M sistemi 10 kilometre, Panstir’in donanma versiyonu Pantsir-ME ise 20 kilometreye kadar koruma sağlamaktadır. Her iki sistemin de üzerinde; 2 adet 6 namlulu 30 mm taramalı sistem ve atışa hazır 8 adet füze bulunmakta.

PANTSIR-ME

Ülkemizin bu alanda bir yerli projesi bulunmamakta ancak Göktuğ, SOM, Atmaca ve Hisar gibi yüksek füze teknolojisi projeleri başarmış bir ülke olarak gelecekte bu sisteme de el atmamız muhtemeldir.

3) VLS (Dikey Lançer Sistemi):

MK-41 DİKEY LANÇER SİSTEMİ (VLS)

VLS (vertical launching system) yani dikey lançer sistemi modern fırkateyn ve destroyerlerin tamamında, nadiren de korvetlerde bulunur. Bu lançerlerden hem hava-hava hem de hava-kara füzeleri atılabilmektedir. Hücre sayısı gemiye bağlı olarak 8’den 96 adete kadar çıkabilir. Ülkemizde Gabya sınıfı fırkateynlerde 8 hücreli Mk-41, Barbaros sınıfı fırkateynlerde 16 hücreli Mk-41 VLS bulunmaktadır. Yavuz sınıfı fırkateynlerde ise dikey atım sistemi bulunmamakla birlikte bu ihtiyacı 8 lançerli Mk-29 sistemi karşılamaktadır. ADA ve Burak sınıfı korvetlerimizde ise dikey lançer sistemi yoktur.

Bu dikey lançerlerden 50 kilometre menzile sahip “Evolved SeaSparrow Missile” (ESSM) hava savunma füzeleri ateşlenmektedir. Bu füzeler gemiyi her türlü hava tehdidinden korumaktadır. Hatta ABD 150 kilometre menzilin üzerinde hava savunma füzeleri kullanmaktadır. Ülkemiz gelecekte Hisar-A ve Hisar-O füzelerini gemilerine entegre edecektir. Ülkemizin aynı zamanda gemiler için “Milli Dikey Atım Sistemi” projesi bulunmaktadır.

4) Chaff ve Dekoy Sistemi:

CHAFF/DEKOY LANÇERİ

Chaff ve Dekoylar, geminize gelen güdümlü füzeleri aldatmak, hedef şaşırtmak amaçlı kullanılır. Atılan radar güdümlü füzeyi “chaff” olarak adlandırılan sistem devreye girerek şaşırtır. Chaff, füze radarını aldatmaya yarayan, folyoya benzeyen parlak metal levhalardan oluşuyor. Isı güdümlü füzeleri aldatmak içinse flare atışı yapılır.

CHAFF/FLARE ATIŞI

Dekoy aldatma sistemi ise modern uçakların ve gemilerin hemen hepsinde bulunmaktadır. Dekoy sistemleri de tıpkı chaff/flare gibi geminizden atılarak aktif hale gelir. Elektronik harp unsuru barındırır ve geminin radar silüetinin bir kopyasını oluşturarak füzeyi kendisine çeker. Koruduğu gemiden daha büyük ve yoğun bir radar kesit alanı oluşturarak dikkati üstüne çeker. Ülkemizde Aselsan tarafından gemilerimiz için Chaff/Flare ve Dekoy sistemi özgün olarak geliştirilmiştir. NATO standardı 130 mm’dir. Dünyadaki yaygın kullanılan bir örneği ise şudur:

  • Bae Systems Mk-36 Chaff/Flare ve Dekoy Atım Sistemi (SRBOC)

5) Anti Torpido

ASELSAN TORK

Anti Torpido torpidoları tıpkı hava savunma füzesi ve tanklardaki aktif koruma sistemi gibi çalışırlar. Gemiye gelen torpido tespit edildiği anda karşı torpido sistemi devreye girer, hedef torpidoya doğru ilerler ve en yakın kesişme noktasında patlayarak imha eder. Ülkemizde Aselsan tarafından TORK anti torpido torpidosu geliştirilmiştir. TORK; 200 kilogram ağırlığında, 3 metre boyunca ve 30 santim çapındadır.

6) 12.7 Milimetre Makineli Tüfek

Gemilerin en düşük kalibredeki savunma/saldırı silahını ise 12.7 mm makineli tüfekler oluşturuyor. Bu tüfekler gemilerde genelde 2 veya 4 adet yer alıyor. Savunma yapılırken, yani gemiye güdümlü mermi gelirken son aşamada kullanılır. Tabi dünyada çoğunlukla insan kontrollü bir tüfek olduğu için başarı oranı düşük. Bu sebeple ülkemizde ASELSAN tarafından 12.7 mm STAMP uzaktan komutalı silah sistemi geliştirilmiştir. STAMP Sistemi, gece ve olumsuz görüş şartlarında çıplak gözle görülemeyen hedeflerin tespit edilmesini, hedeflerin otomatik olarak tanınmasını, takip edilmesini ve atış yapılabilmesini sağlamaktadır.

STAMP sistemi, ADA sınıfı korvetlerimizde 2 adet yer almaktadır. Aynı zamanda sahil güvenlik gemilerimizde baş topu olarak kullanılmaktadır. 12.7 makineli tüfekler savunmadan çok hafif saldırı, uyarı ateşi ve taciz amaçlı kullanılmaktadır. Örneğin korsan gemilerine karşı, uyuşturucu kaçakçılığı yapan, sınır ihlali yapan gemilere karşı orantılı bir güç kullanımına imkan sağlıyor.

Peki Başından Sonuna Bir Gemi Kendini Nasıl Savunur?

Son olarak sizlere bir fikir oluşturması amacıyla donanmamızda bulunan ve donanmamızın hava savunma harbi yükünü göğüsleyen Gabya sınıfı fırkateynlerimizden Smart-S Mk2 + GENESİS + VLS Mk41 modernizasyonu görmüş 4 Gabya fırkateynimizin herhangi biri ile gemisavar güdümlü mermilere (donanmamızda füze kavramı yerine bu kavram kullanılır) karşı hava savunma harbi, donanma söyleyişi ile güdümlü mermiye karşı savunma harbi (GMKS harbi) katmalı bir biçimde nasıl icra edilir ondan bahsedeceğim. Not: Gemisavar füzlerin hızları 0.8-1 mach arasındadır. Bu sebeple orta ve uzun menzilden fırlatıldıklarında hedefe ulaşmaları birkaç dakikayı buluyor.

Gabya Sınıfı Fırkateyn

Şimdi olası bir harp senaryosunu kafamızda canlandıralım.

Bir düşman su üstü platformu tarafından 80 mil (128 km) mesafeden üzerimize bir adet aktif radar güdümlü gemisavar güdümlü mermi atıldığını hava arama radarımızda gördük diyelim. İlk önce belli irtifaya yükselen füze radarda belirir ve sonra sea skimming irtifasına inerek kaybolur. Bu sırada fırkateynimizin savaş harekat merkezinde kim olursa olsun hemen, emir beklemeden chaff ve flare atışı yapar veya GENESİS savaş yönetim sitemi bunu otomatik olarak yapar. Daha sonra hava savunma harbi subayı tüm gemiyi bilgilendirici bir anons yapar. Bu anons şu şekildedir:

(kerteriz ve yön örnektir)

“DİKKAT!! Hakiki 090 nisbi sancak 45’ten bir adet düşman güdümlü mermi birlik üzerine yaklaşmakta. Birlik üzerinde olma zamanı 3 dakika 20 saniye. Hava tehdit ihbarı kırmızı, hava savunma harbi hazırlık durumu 1. Silahlar hazır, gereksiz tüm silah ve sensörlerde susma.”

Gemisavar füze 50 mil (80 km) mesafeye geldiğinde bu mesafede yine chaff ve flare atışı yapılması uygun görülür. Füzemiz hala yaklaşmakta olsun ve yaklaşık 35 mil (56 km) mesafeye geldiğinde Gabya sınıfı fırkateynlerde bulunan RIM-66 SM-1 veya RIM-162 ESSM hava savunma füzelerini fırlatma zamanı gelmiştir. Geri sayımla veya çok acil bir durum varsa geri sayımsız olarak ESSM füzesi fırlatılır ve maksimum menzili olan 27 mile (45 km) kadar hedefle buluşarak hedefi imha etmesi beklenir. Füze 27 mil cıvarından itibaren operatör ekranlarında tekrar belirir. ESSM hava savunma füzemiz hedefi kaçırdı diyelim. Bu durumda artık 15 mil mesafede Gabya sınıfı fırkateynlerde bulunan 76 mm OTO- Melara Mk75 compact model top ile güdümlü mermi daha top menzili dışındayken baraj atışına başlanır ve güdümlü merminin geldiği yöne doğru ve tahmini irtifaya göre parçacık etkili mühimmatlar ile belirli bir alan taranarak parçacık duvarı oluşturulur. Hedef bunu da geçip, hala üzerimize geliyor ise 9 mil mesafeden itibaren artık top menziline girmiştir ve bu noktada gemimizin Mk 92 CAS kombine radarının atış kontrol radarı füzeye kilitlenir ve füzeye nokta atışı, parçacık etkili mühimmatlar ile atışlar yapılmaya başlanır. Füze hala vurulamadıysa 3 – 4 mil mesafede omuzdan atılan MANPAD tarzı Stinger gibi füzelerle ve Phalanx CIWS sistemi ile savunma yapılır. Füze bu sistemlerle de durdurulamaz ise en son gemide bulunana 12.7mm makineli tüfeklerle savunma yapılır (bunun başarı şansı %1’dir). Eğer füze tüm bu savunmayı atlatmayı başardıysa artık mukadderata boyun eğme vakti gelmiştir. Ve en son şu anons duyulur:

“DİKKAT!! Sancak kıç omuzlukta güdümlü mermi. TUTUN, TUTUN, TUTUN!!!”

Yazar Hakkında

Sadık Bilici

Sadık Bilici

Akdeniz Üniversitesi Ekonometri öğrencisi. Havacılık, teknoloji ve fitness tutkunu. Vatansever. Savunma ve havacılık ilgi ve bilgisiyle, aldığı ekonomi ve istatistik eğitimini birleştirip profesyonel analizler yapma arzusunda.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın




2020 Etkinlik Takvimi

Twitter