Deniz Hava Kara Özgün Yazılar

Türkiye VS Mısır Ordu karşılaştırması ve Envanterleri!

Karşılaştırma serimizin ikincisi olarak belirlediğimiz Türkiye-Mısır ordu ve envanter karşılaştırmasına başlamak üzereyi. Çayınızı alıp okumaya koyulmanızı öneririm 😄

Daha önceden serinin ilk yazısı olarak Türkiye-Yunanistan karşılaştırmasını okumadıysanız onunla başlamanızı tavsiye ederim 👉 http://www.trsavunmasanayi.com/2018/12/turkiye-yunanistan-ordular-ve-envanter.html
Yazıya her iki ordudan görüntüler olan bir video ile başlamak keyifli olacaktır…



Yakın zamanda Akdeniz’de petrol ve doğalgaz çalışmalarından ötürü suların ısınmasıyla birlikte özellikle doğa Akdeniz’in en büyük gücü olan Türkiye’ye karşı bir ittifak kurulduğuna şahit olmuştuk. Yunanistan, Mısır, İsrail ve GKRY devletlerinin kurduğu bu ittifak akdeniz hakimiyetini ele alıp bu enerji kaynaklarında söz sahibiyetlerini pekiştirmeye yönelik bir hamleydi.

Bu ittifakın ikinci üyesi Mısır ise 2013 yılında gerçekleşen darbeyle birlikte yönetim legal lider Mursi’den alınmış ve darbeci general Sisi’ye verilmişti. Sisi askeri tabanlı bir devlet lideri olmasının da getirileriyle birlikte iktidara geldiği andan itibaren askeri gücü arttımaya yönelik çabalar sarfetmiştir. Bu çabalar doğu ve batı odaklı, birçok ülkenin şaşkınlıkla seyrettiği seviyelere dahi ulaşmıştır.
2. Dünya Savaşının ardından soğuk savaş boyunca bölgede müslüman bir devlet olarak diğer arap-müslüman ülkelerle birlikte İsrail’in başına çorap örmek, bölgede pasifize etmek için tüm kaynaklarını sarf eden Mısır, bugün İsrail ile birlikte Türkiye’ye karşı hamle yapmaktadır.
Mısır, GKRY, Yunanistan ve İsrail. Akdeniz havzasındaki petrolü yine kendi ülkeleri üzerinde oluşturulacak bir hat ile Avrupa’ya satma peşinde, bunu yaparken de Türkiyeyi Kıbrıs ile ana kara arasında sıkıştırarak Akdenizde sahip olduğu söz hakkını minimize etme peşindeler.

Mısır ile Türkiye tarih boyunca etkileşim halinde olmuştur. Her iki coğrafya da özellikle Türklerin anadoluya gelişinden itibaren karşılıklı olarak gerek Mısır anakarasında gerek Orta Doğu topraklarında karşılıklı mücadele içinde olmuştur. Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı fethetmesiyle birlikte Mısır anakarası 1. Dünya Savaşı öncesinde İngilizler tarafından işgal edilene kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır.

1922 yılında bağımsızlığını ilan eden Mısır yukarıda da belirttiğimiz gibi 2. dünya savaşı sonrası özellikle soğuk savaş yılları boyunca daha çok doğu bloğu ülkelerine bilhassa Sovyetler Birliğine yakın kalarak İsrail’in bölgedeki varlığına karşı sürekli mücadele vermiştir.

1948 Arap-İsrail savaşı, 1956 Süveyş Krizi, 1967 Altı Gün savaşı, 1973 Yom Kippur savaşlarının tamamında Mısır İsrail’e karşı mücadele vermiş, ordularının eğitimsizliği, donanımlarının yetersizliği, ekonomik ve siyasi vb sebeplerle bu mücadelede başarılı olamamıştır.Günümüzde kendisini revize etmeye çalışan Mısır ordusu oldukça kozmopolit, iç içe geçmiş ve karmaşık hale gelmiş bir envantere sahiptir.

 
Peki Mısır ve Türk kara ordu envanterleri ne durumda?

Ana Muharebe Tankları
Kara orduların manevra kabiliyetini 1. dünya savaşında sadece mevzi aşmak, 2. dünya savaşından itibaren doktrin şeklinde temel alınmak suretiyle tamamen değiştiren Ana Muharebe Tankları statüsünde iki ordunun da envanterleri tablodaki gibidir.
 
 
Türkiye Envanteri
Envanterde bulunan M60T tankları, Reaktif zırhları ile öne çıkmakta ve Fırat Kalkanı/ Zeytin Dalı harekatlarında bu sayede oldukça dayanıklılık göstermişlerdir. Bu tanklar Fırat modernizasyonuyla birlikte daha da güncellenmiş lazer ikaz sistemlerinin de yanında aktif koruma ile donatılmaktadır.
M60a3 tankları ise Fırat Kalkanı harekatının başında ön cepheye sürülse de eski olmalarından mütevellit verdiği arızalar neticesinde geri satha çekilerek 2. hatta koruma ve gözetleme vazifesi yapmışlardır. M60a3’ler TTS modernizasyonu ile revize edilmektedir ve ek zırh plakaları, lazer ikaz sistemleri ile donatılarak asimetrik savaşa daha uygun hale getirilmektedir.
Leopard-1 serisi tanklar ise modernizasyona tabi tutularak Leopard-1T haline getirilmiş ve atış kontrol sistemleri dahil birçok aksan güncellenmiştir ancak bu tankların zırhı M60 tanklarının seviyesinde ve eski teknoloji barındırdığından aktif olarak kullanılmamaktadır. Gereklilik halinde ise ERA ile kaplanarak kısmen görev icra edebilirler.
 


Envanterde bulunan en modern tank Leopard2a4’lerdir. Leopard tankları güncel atış kontrol sistemleri, elektronik donanımı ve manevra kabiliyetiyle öne çıksa da Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekatlarında asimetrik harbin kucağında yoğun ATGM tehdidinde reaktif zırhı olmayışıyla birlikte çokça vurulmuş ve imha olmuştur, ERA plakaları ile donatıldığı taktirde Türk ordusunun en iyi tankı olacaktır.
 
Mısır Envanteri
Mısır ordusunun tank envanteri oldukça geniş yelpazede incelememiz gerekir. Yakın zamana kadar envanterlerinin ana objesi Sovyetlerden kalma T54-55 ve T62 ve türevi tanklar oluşturmaktaydı. Bu tanklar T72b3 muadili modernizasyonlara tabi tutulmamış ve Ramses II Medium gibi modernizasyonlarla bu tankların manevra kabiliyetini ayakta tutacak revizyonlar yapılmıştır. Manuel taret döndürme sistemleri gibi birçok sistemin de hidrolik yahut manuel olması sebebiyle bu tanklar İsrail’le yapılan savaşlarda performans gösterememişlerdir.
Ayrıca envanterde sovyetlerin T72 muadili Amerikan yapımı M60A1/A3 tankları bulunmaktadır. Bu tanklar manevra kabiliyeti konusunda T serisi tanklara nazaran daha az bakım isteyen daha dayanıklı ve efektif olan tanklar olsa da zırh konusunda daha alt düzeydedir. Bu tanklar da hiç modernizasyon görmediğinden efektiflik beklenmemelidir.
Yakın tarihte mısır ordusu envanterine M1a1 Amerikan yapımı modern tankları katmıştır. Bu tanklar Mısır ordusunun kara gücüne oldukça pozitif etki etmiştir ancak Mısır askerlerinin bu tankları ne kadar etkin kullanabileceği mechul zira İŞİD ile yapılan mücadelede beceriksizlikleri yine göze çarpmıştır.
Mısır tank envanteri için en göze çarpan etken ise T90S siparişidir. 400 adetlik siparişin 2019 yılı sonuna kadar teslim edilmesi beklenmekte. Bu tanklar oldukça modern ve Mısır bölgesinde tüm düşman ülkelerin tank filolarıyla modernize edebilecek düzeydedir.

       Zırhlı Muharabe Araçları/Zırhlı Personel Taşıyıcılar
Zırhlı araçlar ordularda her daim kritik öneme sahip olmuştur, tanklar gibi vurucu güç olarak da, yeri geldiğinde personel taşıyarak da, bazen ambulans göreviyle bazen de lojistik destek göreviyle, kimi yerde keşif gözetleme kimi yerde de pusu vb. görevlerle kullanılabilmektedirler.
Farklı konseptlerde kullanılabilir olmaları bu araçlar vazgeçilmez ve sayıca çok alınmasına sebep olmaktadır. Bugün iki ordu da manevra halinde bu araçlardan çokça faydalanacak ve aktif olarak kullanacaktır peki ne kadar?
 
 
Türkiye Envanteri
Türk envanterinde Nato zırhlılarından Sovyet zırhlılarına ve ABD menşeili zırhlılara birçok farklı araç görev almış ve almaktadır. Bu araçlar özellikle Kıbrıs Barış Harekatında aktif görev almış daha sonra da PKK terör örgütü ile yapılan mücadelede kullanılmışlardır. Türk ordusu envanterini son dönemde de hem bu araçları modernize ederek hem iç kaynaklara başvurarak geliştirmiştir. Otokar-FNSS-BMC-Nurol-Katmerciler gibi Türk firmalarından alınan farklı segment ve türlerde araç envantere dahil edilmiş ve bu araçlar fazlasıyla başarı sağlayarak hizmet etmiştir. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatında da bu araçlar aktif kullanılarak manevra kabiliyeti güçlendirilmiştir. 
 
Türk Savunma Sanayi endüstrisinin geliştirdiği zırhlı araçlar dünya piyasasına da açılmış ve birçok gelişmiş ülkenin araçları karşısında başarı elde edecek kadar gelişmiş olduklarını ispatlamıştır.Zamanla envantere alınan TTZA(Taktik Tekerlekli Zırhlı Araç) ve Paletli araçların sayısının artmasıyla eski BTR ve M113 tarzı araçlar envanter dışına itilecek, hatta bazı araçların insansızlaştırılarak İKA(İnsansız Kara Aracı) olarak kullanılması planlanmıştır. Ordu anadolu coğrafyasında aktif kullanılamayacağını düşündüğü için başvurmadığı 6×6-8×8 araçlar için de sipariş vermiş ve orta doğu coğrafyasında bu araçları da kullanabilir düzeye gelerek hem operasyonel hem lojistik kabiliyetini hatsafhaya çıkartacaktır. Envanterde bulunan araçların çok yüksek kısmı bakımlı ve kullanıma hazır haldedir.
 
Mısır Envanteri

Mısır envanterinde bulunan zırhlı muharebe araçlar ve zırhlı personel taşıyıcılar diğer klasmanlar gibi farklı ülke ve bloklarda ülkelerin üretimi. Her ne kadar bazı araçlar mısır tarafından küçük çaplı reziyona tabi tutulmuş olsalar da araçlar genel olarak soğuk savaş dönemine ait eski ve demode araçlar.Bu araçlar hem eski hem de modernizasyonsuz olması bakım imkanlarını oldukça zorlaştırmaktadır. Ayrıca diğer klasmanlarda da olduğu gibi birçok farklı menşeiye ait olan bu araçlar bu sebepten kullanımda da bakımda da oldukça büyük zorluk çıkartmaktadır .Envanterde MaxxPro, Panthera ve humvee tarzı modern araçlar bulunsa da bu araçların sayısı pastanın küçük bir dilimini oluşturmaktadır. Bu sebeplerden Mısır ordusu’nun zırhlı muharebe araçları ve personel taşıyıcı envanteri gayrı modern, gayrı efektif ve külfetli bir envanter barındırmaktadır.


   Topçu ve Roket Sistemleri

Topçu ve Roket sistemleri çok uzun süredir orduların sahada kullandığı en etkin sistemlerdendir. Bu sistemlerin atası olan okçu birlikler doğuda ve batıda dünyanın tamamında kullanılmış ve geliştirilerek daha büyük hasarlar vermesi amacıyla kullanılmış ve bu sistemlerin geliştirilip barutun icadıyla önce top sonra roket sistemlerine dönüşmüştür.
Topçu ve Roketçi silah bataryaları sahada çok aktif görev alarak füze sistemlerine göre düşük maaliyetle net sonuç almayı amaçlar.


Türkiye Envanteri
Türk envanterine baktığımızda fazlasıyla çeşitlilik görüyoruz, hem topçu sistemleri hem roket bataryalarının çeşitliliği dışarıdan alınan sistemler ve içeriden tedarik edilen sistemlerden oluşmaktadır.
Özellikle obüslerle yapılan operasyonlarda hem PKK ile mücadelede hem Suriye’de yapılan harekatlarda ciddi menzile kadar hava kuvvetlerine gerek kalmadan nokta atışı yaparak hedef imha ettiği bilinmektedir. Yerli imkanlarla üretilen T155 Fırtına-Panter obüsleri ve Kasırga-Sakarya roket bataryaları sahada çok aktif görev yapmaktadır. 

Suriye’de obüslerin ve Sakarya roketlerinin kullanıldığı görülmüş ve bu araçların başarılarına dair de mevcut görüntüler vardır. T155-Fırtına-2, Asya, Yavuz gibi projelerle de bu sistemlerin hem menzil değerleri hem manevra kabiliyetleri arttırılarak ordunun kabiliyetleri güncellenerek yükseltilmektedir.

Mısır Envanteri
Mısır envanterinde bulunan topçu sistemlerinin büyük çoğunluğu yine sovyetlerden kalma soğuk savaş dönemine ait oldukça eski sistemlerdir. M110, M109 ve M270 sistemleri Amerika’dan satın alınan envanterdeki en modern topçu sistemlerini oluşturmaktadır. Bu sistemlerin sayısı topçu envanterlerinin küçük bir bölümünü oluştursa da başarıyla görev ifa edebilecek sistemlerdir. Bunun Türk envanterinden farkla Balistik sistem olan SCUD’u da kullanmaktadırlar ancak bu eski silahların ne kadar başarı gösterebileceği ayrı bir tartışma konusudur.


ATGM (Anti-Tank) Silahları
ATGM’ler Tankların imhası amacıyla üretilen güdümlü füze sınıfında bir silahtır. Bu füze ya da silahların ana görevi ağır zırhlı tank veya zırhlı savaş araçlarını vurmak ve yok etmektir. Yeni geliştirilen tek kişilik taşınabilir ATGM’ler çok uzak mesafelerden sahip oldukları güçlü savaş başlıkları sayesinde günümüz modern ana muharebe tanklarını tek bir atışla saf dışı edebilir.
 
 
Türkiye Envanteri
Türk envanterinde çokça M72 LAW isimli, RPG benzeri eski ve demode anti tank roketlerinden bulunmaktadır. Bu silahlar kıbrıs savaşında rum T34 tanklarına karşı oldukça etkin olabilseler de bugün modern tanklara pek de tesir edemezler. Yunan envanterinde bulunan M48 ve leopar1 serisi tanklara belli bölgelerden etki edebilir ancak daha çok ıskartaya çıkartılmayı raflarda bekleyen silahlardır.
Aynı zamanda M72’lerden daha güçlü olmalarına karşın bugün için kısmen eskimiş olan Milan, Eryx anti tank füzeleri yunan tank ve zırhlılarına karşı işlevsel olabilecek ayardadır, (leopard2a6 isabet alan noktaya göre dayanıklılık gösterir.) Envanterde BMG-71 TOW I/II/A/B, 9M113M Konkurs ve Kornet-E tanksavar füzeleri modern zırhlı araçlar için ciddi tehdit oluşturabilecek düzeyde silahlardır ve bu silahların toplamı 550 civarındadır.
Mısır Envanteri

Mısır ordusunun envanterinde çok ciddi anlamda anti-tank silahı bulunmaktadır. 170 bin adet bulunan RPG ve LAW anti-tank silahlarının sayısı çok fazladır ve istihbaratların çalışmasıyla zırhlıları anti-tank tehdidinden kurtarabilmesine imkan vermemektedir. Envanterlerinde bulunan bu yüksek sayıdaki eski model RPG ve LAw silahı güdümsüz ve delme gücü düşük silahlardır bu sebeple modern ordulara karşı uzak mesafelerden tehdit oluşturmamaktadır. Bu silahlar Mısır’ı karadan işgal edip, meskun mahalde çatışmaya girecek ülkeler için ise tam bir baş belası olacaktır.

Mısır ordusu stratejik bir hamle yapıp çöl düzlüklerinde savaşmak yerine meskun mahalde savaşmayı tercih ederse bu silahlar kullanılabilir. Buna ihtilafen modern anlamda yüksek delme gücüne sahip kızılötesi yahut tel güdümlü anti-tank silahlarının sayısı da azdır. Tow ve Milan-II’ler karadan, Hellfire’ler de hem karadan hem Ah-64’lerden kullanılarak çok yüksek tehdit oluşturabilirler.


Nakliye/Taşıma ve Taaruz Helikopterleri

Helikopterler ilk olarak ikinci dünya savaşı yıllarında bugün ki tasarımların atası olabilecek şekilde tasarlanıp denenmeye başlamış ve savaştan sonra kullanılmaya hazır hale gelmişlerdir. Öncelikle nakliye ve taşıma amaıyla kulanılan helikopterler başlarda öz savunmalarını yapabilmeleri için vietnam savaşının öncesinde ağır makineli silah sistemleriyle donatılmış, bu yöntem kısmen başarılı olmasından sonra vietnam savaşında Amerikan ordusunun safkan bir taaruz helikopterine ihtiyaç duymasından ötürü ihale açılarak firmalardan taaruz konseptli helikopter geliştirmeleri istenmiştir. Bell firmasının UH-1 HUEY helikopterlerinin şasesini kullanarak geliştirdiği Cobra helikopterlerinin ortaya çıkıp fazlasıyla başarı sağlayıp kullanıma alınmasıyla Taaruz helikopterleri de envanterlerde yerini almıştır ve bugün de orduların vazgeçilmezi haline gelmiştir.

Türkiye Envanteri

Türk Ordusu türlü helikopterleri uzun zamandır hem ülke içi operasyonlarda hem sınır ötesi operasyonlarda özellikle de PKK terör örgütü ile mücadelede aktif olarak kullanmıştır.
90’lı yıllarda taaruz helikopteri ile tanışan TSK, bu helikopterlerden çokça faydalanmış ve uzun süre taaruz helikopteri envanterini büyütme gayretine girmiştir.
Ülkemizin Taaruz helikopteri tedarik evrelerini ve yaşanılan sorunları okumak için makalelerimize göz atabilirsiniz.

http://www.trsavunmasanayi.com/2018/03/turkiyenin-taaruz-helikopteri-seruveni-1.html
http://www.trsavunmasanayi.com/2018/03/turkiyenin-saldr-helikopteri-seruveni-2.html

Türk envanterinde bulunan Skorsky UH-60, AS-532 Cougar, AB206 ve CH47 türevi helikopterler güncel ve başarıyla görev yapmaktadır. Ayrıca Türk firmalarıyla ABD Skorsky firmasının T70 isminde S70 modelinin revize edilmiş helini ortak üretme projesi bulunmaktadır.
Envanterde bulunan UH-1 HUEY ve türevi helikopterler ise eskimiş ve yorulmuş helikopterlerdir, bu helikopterler bakımlı ve revize edilmiş olsalar dahi artık envanterden çıkartılmaları gerekmektedir. Bu helikopterlerin envanterden çıkartılıp ıskartaya ayrıldıktan sonra yerlerine yenilerinin tedariki için de TSK yerli firmalarla işbirliğine gitme yolunu seçmiş ve TAİ tarafından T625, 6 ton sınıfı çift motorlu helikopterler tasarlanmıştır. İlk uçuşunu başarıyla yapan helikopterin önünde hiçbir engel bulunmuyor ve helikopterin üretim bandından çıkıp envantere girmesiyle Türk nakliye helikopteri envanteri fazlasıyla güncellenmiş olacaktır.
Bunun yanında TAİ firmasının T625’ten sonra geliştirip üretime alacağı 10 ton sınıfı helikopter de envantere girdikçe COUGAR helikopterleri de ıskartaya ayrılacaktır.

Mısır Envanteri
Mısır, birçok klasmanda olduğu gibi helikopterlerde de envanterini eşlemekle hem avantajlı hem de dezavantajlı bir duruma sahiptir. Ambargo vb durumlarda diğer bloktan menşeili araçları kullanarak araçsız kalma sorununu çözebilir ancak iki bloktan da araç bulundurduğu için iki kat bakım ünitesi, iki kat bakım masrafı ve kullanımda da zorluklar yaşayacaktır.Envanterlerine ciddi bir yenileme yapamadıkları için çok eski ve demode araçları da envanterlerinden çıkartmıyorlar bu sebeple hem çok eski araçlar hem de yeni aldıkları araçlar envanterlerinde bulunuyor.

Eski araçkarın bakımlarına gelince işid ile sina yarımadasında yaptıkları mücadelede de görüldü ki Mısır araçları sağlam bakım altında tutulduğu söylenemez bu sebeple yolda kalma durumu ve zayiat yaşayabilirler. Envanterlerine darbe sonrası SİSİ döneminde aldıkları AH-64 Apache ve Kamov KA 50-52 helikopterlinin ikisi de ağır sınıf taaruz helikopterleridir ve karşı blokların helikopterlerdir. Mısırın asimetrik/düzensiz ve de aşırı silahlanma hevesi hem tehdit olmalarına hem de büyük sorunlara gebe olmalarına yorumlanabilir.


Donanma-Deniz gücü

Donanma; bir devletin deniz kuvvetleri, savaş gemileri, armada anlamına gelmektedir. Denizaşırı hedeflere ulaşmak, ticaret ve askeri amaçlarla denizlere hakim olmak amacıyla oluşturulan deniz gücüdür. Tarih boyunca devletler her zaman donanmanın öneminin ne denli kritik olduğunu kanıksamış, bu doğrultuda donanma kurup idame ettirmeye büyük yatırımlar yapmışlardır. Ege ve akdeniz ticaret ve stratejik olarak kritik öneme sahip iki deniz olduğundan bu denizlere sınır olan ülkeler ciddi mücadeleler vermiştir. 
 
 

Türkiye Envanteri
Türk donanma envanteri aslına bakılırsa bir ülke için iç denizlerde kendi güvenliğini sağlamak amacıyla oluşturulduğu taktirde yeterli ve zengindir. Hem deniz üstü ve altı platformların çeşitliliği hem nicel bakımdan sayısı hem de nitel anlamda revizyona tabi tutulmuş güncel teknolojiyle donatılmış olmaları envanteri yeterli kılar. Ancak! Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin siyasi konjektür ve stratejisi gereği hem akdenizde hem egede hem de karadenizde deniz hakimiyeti oluşturmak, Ege’de ki Yunan-Türk çatışmasında ezici olmak ve akdenizdeki petrol karmaşasında dokunulamaz olmak için bu donanma kesinlikle yeterli gelmemektedir. İsrail-Mısır-Yunanistan-GKRY ittifakına karşı yalnız kalacak Türk donanması ciddi tehdit altındadır. Envanterde bulunan fırkateynler eski model de olsa sağlam bir modernizasyondan geçmişlerdir ve bir kısmında yerli yazılım vb ürünler kullanılmaktadır.

Gabya sınıfı fırkateynlerin bir kısmına entegre edilen VLS’ler ile donanma gücüne ekstra güç çarpanı katılmıştır. Envantere yeni yeni alınan iç imkanlardan tedarik edilen milgem sınıfı Korvet gemileri oldukça yeni ve son teknoloji ürünüdür. Türkiye’nin ileriye dönük İ sınıfı fırkateyn, Reis sınıfı denizaltılar, TF-2000 gibi projeleri donanmaya can suyu katacak ve çok güçlü çarpan oluşturacaktır. Ege denizinin adacıklardan oluşan coğrafyasında Türk donanmasının çeşitli ve sayıca üstün karakolbot ve hücumbot filoları yunan donanması için ciddi tehdit oluşturmaktadır.

Mısır Envanteri
Mısır Donanma gücü denildiğinde akla elbette son dönemde yaptıkları alımlar gelmektedir. Gerek Fransa’dan aldıkları Mistral sınıfı helikopter gemileri gerek FREMM sınıfı fırkateyn gerek Gowind sınıfı korvetlerler bireysel anlamda güçlü olarak nitelenebilecek gelişmiş gemilere sahiptir. Kuzeyde akdenize sınır olan Mısır açık denizde görev yapmak için denizde üs olarak kullanabilecekleri Mistral’ler ve uzun menzilli ağır görevler icra edebilecek Fremm’ler ile akdenizde ciddi bir güçtür. Kızıldenizde görev yapmak için ihtiyaç duyacakları hafif sınıf korvet ve hücumbot envanterlerine geldiğimizde ise birkaç istisna dışında yetersizdir. Bu yetersizlik yalnızca nicelik değil nitelik içeriği de kapsamaktadır. Mısır donanmasının zaaflarından biri de asimetrik silahlanmadır.

Mistral almalarına karşılık bu gemiyi savunacak, Mistral’ler ile birlikte göreve çıkacak filotillanın ihtiyaç duyacağı hava savunma fırkateynleri bulunmamaktadır. Bunun da ötesinde bu gemilerin öz savunmasını yapacağı uygun savunma füzeleri dahi bulunmamaktadır ki Mistal güvertesinde Stinger taşıyan humvee’ler bunun en net delilidir.


Hava Kuvvetleri-Hava Gücü

Hava kuvvetleri, uçakların ordularda kullanılmaya başladığı Trablusgarp savaşından birinci dünya savaşına kadar makineli toplarla donatılmış öldürme araçlarıydı. İkinci dünya savaşında gelişen teknolojiyle birlikte ağır bombardıman uçakları, büyük toplar taşıyan avcı uçakları ve hatta jet savaş uçakları dahi kullanılmaya başlanmış ve ilerleyen süreçte soğuk savaşın henüz başlarında ses hızının kat kat üzerine çıkabilen SR-71, Mig25 vb uçaklar imal edilmişti. Bugün her türlü görevi icra edebilecek farklı tasarım ve konseptlerde nesil nesil uçaklar görmek mümkün. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün de dediği gibi istikbal göklerdedir!

Hava üstünlüğünü ele alamayan ordular mutlak baskı altında kalmakta ve çoğu zaman da mağlup olmaktadır.

Türkiye Envanteri
Türk hava kuvvetleri bugün bel kemiği olarak savaş filosunu F16 Block30/40/50+ modellerden oluşturmaktadır. Bu F16 uçaklarının önemli bir kısmı yerli imkanlarla modernize edilip bazılarına milli yazılımlar entegre edilerek geliştirilmiştir. Türk F16 uçakları bugün modern ve gelişmiş uçaklardır. Av ve bombardıman göreviyle hala envanterde görev yapan 2020 modernizasyonuna tabi tutulmuş F-4 uçakları ise miadını doldurmuş eskimiş uçaklardır. Her ne kadar bakımları gayet iyi yapıldığından başarıyla görev yapabiliyor olsalar da bir savaş durumunda büyük zaaf altında kalan uçaklar olacaklardır. Taşıma ve nakliye filolarına bakıldığında çeşitlilik söz konusudur, A400M Atlas uçaklarına ortak olan Türkiye, filosuna bu uçakları da katarak C130 C160 gibi eskimiş uçaklarla donanmış envanterine genç uçaklar katmıştır.



 Bunun yanında Katar’a yapılan askeri nakliyatta T155 Fırtına obüslerini ve bu gibi platformları taşıyacak uçağı olmadığından Türk Ordusu Katar’a ait C17 GlobalMaster uçaklarını kullanmıştır. Türk hava kuvvetleri savunma sanayinde birçok sektörde olduğu gibi geleceğe yatırım yapmakta ve ileriye dönük projeler ile gelişim göstermektedir. F35 savaş uçaklarının üretici ortaklarından olan Türkiye, hem üretimde tecrübe edinmekte hemde üretilen uçaklardan envanterine katmayı planlamakta. Şuan için 2 adet kesin sipariş geçilmiş durumda ve uçaklardan biri üretim hattından çıkmıştır. 

Mısır Envanteri
Mısır envanteri modern anlamda savaş unsuru sayılabilecek filolara sahiptir. Hava kuvvetlerinde bulunan doğu bloğuna ait MİG-35 ve MİG-29 savaş uçakları gelişmiş hava kuvvetlerine, hele de bölgedeki rakipleri israil ve Türkiye hava kuvvetlerine karşı aktif görev yapabilecek uçaklardır. Mig-29 uçaklarını diğer kullanıcıların bazıları gibi modernize etmemiş olsa dahi bu uçaklar F16 muadilidir. Mig-35 uçaklarına gelince Rus hava kuvvetlerinin bel kemiğini oluşturan Sukhoi-35 Flanker’ların Mikoyan firmasındaki “hemen hemen” muadilidir. Bu durumun dışında Nato bloğuna ait olan F16 filoları içinde en büyük filolardan biri olan Mısır F16 Filosu da 220 adet ile çok ciddi unsurdur. Mısır F16 uçaklarının 20 adetini  Block52 seviyesine yükseltmiştir ve kalan uçakların da bir kısmında motor modernizasyonu gerçekleştirmiştir. Mısır envanterindeki F16 uçaklarının 46 tanesi Lockheed Martin görevlendirmesiyle Türkiye’de, TAİ tarafından üretilerek teslim edilmiş, bu uçakların 3 tanesi “0 hata” madalyası almıştır.

Nato bloğundan devam ettiğimizde Mısır’ın envanterinde bir de Rafale uçakları bulunmaktadır. Fransa üretimi bu uçaklar Fremm sınıfı fırkateynle birlikte alınmıştır ve bu uçaklar 4. nesil seviyede ve oldukça gelişmiş aviyoniklerle donanmış haldedir.
Bu gelişmiş uçakların haricinde Mig-21, Chengdu j-7 gibi eski uçaklar da bulunmaktadır. Bu uçakların bakımının yapılıp yapılmadı, uçabilir/ görev yapabilir seviyede olup olmadığı meçhuldür.
Mısır hava kuvvetlerinin envanterini göz önüne aldığımız kadar savaş yönetim kabiliyetini de göz önüne almalıyız. Arap-İsrail savaşlarında dönemin modern uçaklarını pistlerden dahi kaldıramayan Mısır hava kuvvetlerinin bugün sahip olduğu uçaklarla ne kadar başarı elde edebileceğini sizin yorumlarınız bırakıyorum.



İnsansız Hava Araçları
İnsansız hava araçları özellikle 90’lı yıllarda sahneye çıkmaya başlamış ve 2000’li yıllara gelindiğinde birçok ülke insansız hava aracı geliştirmek için AR-GE çalışmalarına başlamış, önce küçük ve basit daha sonra daha kompakt insansız hava araçları geliştirerek envanterlerine almışlardır. Yeni milenyumun ilerleyen yıllarında asimetrik terörün yayılması ve orta doğuda da hızla artmasıyla birlikte insansız hava araçları ülkeler tarafından bu bölgede de kullanılmaya başlanmıştır. İnsansız hava araçları mikro, Male, Hale vb sınıflandırmalarla ağırlıkları, faydalı yük kapasiteleri ve menzillerine göre ayrılmış, turboprop motordan jet motora kadar farklı çeşitlerde üretilmişlerdir. Bu araçların pilotsuz olmasından dolayı düşürülme durumunda insanlı uçaklara göre zayiatı sıfıra indirmesi bu araçları öne çıkartmıştır. Bu araçlar daha sonra silahlandırılmış, öncelikle küçük serbest düşümlü bombalar taşırken şimdilerde HellFire benzeri itki güçlü ve güdümlü füzeler de kullanarak operasyonel başarılarını hadsafhaya çıkartmıştır. İnsansız hava aracı pazarı oldukça genişlemiş ve hatta basit sistemlerle de olsa terör örgütü grupları tarafından dahi kullanılır hale gelmişlerdir.
Türkiye Envanteri

Türkiye, insansız hava aracı için 90’lı yıllarda hem ABD hem NATO hem İsrail’den İHA alımı yapmış ve bu iha’ları PKK ile mücadelede kullanmıştır. Başlarda Gnat, İ-Gnat tarzı ihalar kullanılmış daha sonra Heron ve muadili ihalar satın alınarak kullanılmıştır. Bu araçların kullanım ve bakımı için araçlarla birlikte gelen ekipler ve araçların sorunlar yaşatması, araçların hava koşulları vb. bahanelerle acil ihtiyac duyulan karakol baskınları pusu vb durumlarda uçamaması gibi nedenlerle TSK bu araçlardan istediği randımanı alamamış ve güven duymamıştır. Bu dönemde hem TAİ’nin insansız hava aracı geliştirme çalışmaları yapmıştır. (ki kırlangıç ve doğan adında ihalar geliştirilmiş ancak arkası gelmemiştir.) Bu dönemde ayrıca ileride adından çok söz ettirecek Haluk-Selçuk Bayraktar kardeşlerin babalarıyla birlikte  insansız hava aracı çalışmaları olmuştur.

 
 
 
Daha sonradan Türkiye insansız hava araçlarının üzerine ciddi çalışmalar yapmış ve son dönemde öncelikle Anka, ardından Bayraktar TB1/2 ve Vestel Karayel gibi Male ve kısmen Hale sınıfına dayanan faydalı yük kapasiteleri, menzil ve havada kalış süreleri yüksek insansız hava araçlarında netice alınmış ve envantere dahil edilmişlerdir. İleriye dönük olarak hem Baykar makinanın hem Tai’nin Akıncı, Anka-2 gibi ağır yük taşıyabilecek sihalar, Mius gibi jet motorlu insansız uçak ve henüz ismi bile belli olmayan Sentinel muadili insansız jet savaş uçağı projeleri vardır ve takvime göre projeler üzerinde çalışılmaktadır.

Mısır Envanteri
Mısır insansız hava araçları daha çok hafif görevler icra edebilen hedef uçak benzeri insansız hava araçlardır. Filoları Amerika, Avrupa ve Çin menşeili platformların oluşmaktadır. Bu insansız uçakların nitelik anlamda faydalı yük kapasitesi yahut havada kalış kabiliyeti düşük olan uçaklardır. Bu sebeple silahlı yükle veya uzun soluklu görev kabiliyetine sahip olmadığından küçük görevlerle sınırlı kalacaklardır.

Mısır’ın kendi imkanlarıyla geliştirdiği insansız hava aracı da bulunmadığından bu klasmanda bağımlı haldedirler.
Buna istinaden Çin’den son zamanda yaptıkları Wing Loong-2 alımı insansız hava aracı klasmanında ciddi bir platformdur.


Alternatif durumlar


Mısır ve Türkiye orta doğu coğrafyasında hem yüz ölçümü bakımından hem tarihsel bakımdan en köklü devletleridir. Tarih boyunca da dini ve etnik sebeplerle bu iki köken hem dostane ilişkilerde bulunmuş hem de karşılıklı fetih çabalarına girişmişlerdir. Osmanlı Devleti’nin bu coğrafyadan çekilmesiyle bir sürelik İngiliz işgalinin ardından Mısır’ın bağımsız dönemi başladı.Bugüne geldiğimizde Mısır genelkurmay başkanı AbdulFettah El-SİSİ’nin darbe yaparak ülkenin başına geçmesiyle Mısır, aşırı silahlanan ve bölgede Türkiye’ye muhalif politika izleyen bir ülke haline gelmiştir.Mısır ile Türkiye’nin en çok çatışma yaşadığı konu akdenizde yürütülen doğalgaz arama çalışmalarındaki karasuları ihtilafıdır. Mısır ile Türkiye’nin olası bir çatışma durumunda iki ülkenin de akdeniz üzerinde ciddi bir savaş vereceği aşikardır. Bu durumda ana yük önce hava kuvvetlerine, ardından da donanmalara düşecektir.

Türkiye’nin akdenizdeki avantaji elbette kıbrıs olacaktır. Kıbrıs akdenizde devasa bir uçak gemisi gibi görülebilir. Türkiye’nin bu adayı askeri ve lojistik ara nokta olarak kullanması ada ve civarını mısır için kullanılamaz alan haline getirecektir. Türkiye’nin yerli gemisavar füzesi ATMACA’nın geliştirilip kullanıma alınmasıyla birlikte, hele de bu mühimmatın mobil hale getirilerek adaya konuşlandırması Mısır donanmasını akdenizde bitirecek hamle olması muhtemel. Mısır’ın avantajı ise Türk donanmasına karşın iki adet yüzer üs olarak kullanılabilecek helikopter gemisine ve bu gemiye refakat edecek Fremm sınıfı fırkateyne sahip olmasıdır. Türk donanmasında henüz Fremm sınıfına muadil bir platform bulunmuyor. Bu gemiler birebirde daha avantajlı gemiler olsalar da koordineli ve filotilla ile manevra yapması gereken unsurlar olduğundan, Mısır’ın bu gemilerle birlikte hareket edecek filoları olmadığından bu gemiler uzun süreli koordinasyonlu manevralar yapamayacaktır.

İki ülkenin de birbirini karadan işgal etmesi ihtimalinde çok yüksek kayıplar yaşanacaktır. İki ordu da  yüksek sayıda konvansiyonel silaha sahip olduğundan meskun mahalde yaşanacak çatışmalar ağır sonuçlanacaktır.

Bu yazıyı burada noktalayalım, bu serinin devamında Türkiye-İsrail karşılaştırmasını yapacağız. Sabırla okuduğunuz için ayrıca teşekkür ederim.
           
                          Yazar: Tarık KÜÇÜK

Yazar Hakkında

Tarık Küçük

Tarık Küçük

Sınıf öğretmeni olarak nice minik kalbe Türk milliyetçiliğini ve vatanseverliğini işleme, bunun yanında bilim-teknoloji iştahı kazandırma çabasındayım. Hem Tarih hem teknolojiye meraklıyım. Bilhassa Askeri teknoloji ve Savunma sanayi üzerine organizasyonlara katılıp firmalar ile çalışmalar yürüterek Türk Savunma Sanayi çorbasına az da olsa tuz katma gayesi içindeyim.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın




2020 Etkinlik Takvimi

Twitter