Deniz Özgün Yazılar

ULAQ SİDA ARES Tersanesi ve İnsansız Deniz Araçlarının Geleceği

ARES Tersanesi 2006 yılında, atadan denizci olan Trabzon, Sürmeneli Kalafatoğlu ailesi tarafından kurulmuş, küçük gezi teknesi ve yat imalatları ile operasyonlarına başlamıştır. Bununla birlikte, alüminyum, çelik ve kompozit tekne üretimi alanlarında tecrübe kazanılmasına müteakip, ARES tarihinde kritik bir kilometre taşı geçilmiştir. Yönetim kurulu tarafından alınan stratejik bir değişim kararıyla askeri ve yarı askeri tekneler ile iş teknesi imalatı alanında uzmanlaşma yoluna gidilmiştir. Bugüne kadar gemi ihracatı yapılan başlıca ülkeler arasında Katar, Umman, Bahreyn, Nijerya, Gürcistan, Tanzanya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkmenistan ve daha pek çok ülke yer almaktadır.

ARES ülkemizin ilk milli silahlı insansız deniz aracı (SİDA) ULAQ ile tuzlu sulardaki bu yolculuğunu bambaşka bir boyuta taşımıştır. ULAQ, Meteksan Savunma ile beraber firmanın kabiliyetlerini tüm dünyaya sergilediği bir platform olmasının yanında, İHA ve insansız sistem teknolojisi konusunda sektörde artık zirveye oymayan Türkiye’nin bu gücünü, deniz platformlarına da aktarma kararlılığını gösteren bir mihenk taşı konumundadır. ULAQ ve sanatçıları ARES Tersanesi ile Meteksan Savunma, Deniz Kurdu-21 Tatbikatı’nda kara ile denizin kavuştuğu noktadaki tespit, takip ve imhası çok zor olan bir hedefi yine komuta/kontrol ve güdüm sistemi açısından kullanımı en zor olan tercihlerden lazer güdümlü Cirit füzesiyle imha etmiş ve kendisine olan güveni hiçbir noktada boşa çıkarmayacağını net bir şekilde ispatlamıştır. Bu atış ayrıca dünya üzerinde ilk defa bir insansız deniz aracı (İDA)’ndan yapılan lazer güdümlü füze atışı olarak deniz askeri tarihi sayfalarındaki yerini almıştır.

IDEF-21 Savunma Fuarının En Denizci Standı ARES Tersanesi

IDEF-21 Savunma Fuarında ARES Standını dolaşırken birbirinden kabiliyetli ve tasarım harikası gemilerin güzelliğine kendinizi kaptırmamanız ve güler yüzlü personeli takdir etmemeniz elde değil. Ancak yolun sonunda ULAQ’ı gördüğümde diğer platformları unutuyorum ve onlarca soru aklıma bir anda hücum ediyor. Gelin sizlerle beraber artık ülkemiz için çok önemli iki değer olan ARES Tersanesi ve ULAQ’ın IDEF-21 izlenimlerini ve aklımızdaki soru işaretlerine bulduğumuz cevapları detaylıca inceleyelim.

ULAQ SİDA’yı gelecekte neler bekliyor?

ULAQ ile alakalı değinilmesi gereken başlıca konu, sektörde ULAQ prototipi ile alakalı çok yanlış bir algı oluştuğudur. Prototip, ARES Tersanesi ve Türkiye’nin İDA dünyasına açılan kapısıdır. Amiyane tabirle yürümek ve koşmak için emekleme denemelerinin yapıldığı bir üründür. TSK’ye teslim edilecek nihai ürün kesinlikle bu değildir. Dolayısıyla bu prototipi temel alarak yapılan tespit ve çıkarımların pek çoğu yanlıştır. Örneğin ULAQ’a L-UMTAS ve Cirit füzeleri yerine 12.7 mm veya daha büyük bir uzaktan kumandalı silah sistemi (UKSS) entegre edilebilir. Prototipte kullanılan tek motor ile yapılan 65 km/sa hız, iki motor ile 100 km/sa’e kadar çıkarılabilir. Yani TSK envanterine katılacak ULAQ’ın nasıl bir SİDA olacağını şu an bilemiyoruz ve sistem ve silahların çeşidini ve gücünü Mehmetçiğimizin talepleri belirleyecek. UKSS, Sungur Hava Savunma Sistemi, lazer güdümlü füzeler, hafif ve ağır torpidolar ve çok daha fazlası ULAQ’ta yer alabilir. ARES Tersanesi’nin hepsine cevap verebileceği konusunda güvenimiz tam.

İnfografik Kaynakları: ParssPlus ve GZT

MSB’nin geçtiğimiz günlerde 1 adet Üs-Liman Savunma Aracı ve 1 adet Suüstü Harbi (SUH) Aracı tedariki maksadıyla yayınladığı “Otonom Suüstü Aracı Tedariki Projesi Teklife Çağrı Dosyası (TÇD)”na da cevap verebilecek halihazırdaki tek sistem ULAQ zira TÇD’da “15 Ağustos 2021 tarihine kadar bir bot ile yerli ve milli imkânlarla geliştirilmiş bir yazılım kullanarak engelden sakınma, rota takibi, navigasyon konularında SSB’ye otonom araç kabiliyet gösterimi yapmış olması” yeterliliği talep ediliyor. Yani TSK envanterinde göreceğimiz ilk SİDA’da büyük ihtimalle 2022 ilk çeyreğinde ULAQ olacak.

ARES Tersanesi Genel Müdürü Utku Alanç’ın Anadolu Ajansına yaptığı açıklamalara baktığımızda ayrıca ULAQ Denizaltı Savunma Harbi (DSH) Aracının 2 farklı platform olarak üretime hazır olduğunu da öğreniyoruz. ULAQ DSH; limanlar, gemiler, stratejik önemdeki tesisler ve yakın sular için her geçen gün büyüyen cüce denizaltı ve dalgıç ile sabotaj tehlikesine karşı etkili bir tespit ve imha kabiliyeti sunacak. Proje kapsamında Meteksan Savunma tarafından üretilen son teknoloji ürünü, mükemmel hassasiyette sahip ve kendi alanında sayılı sistemlerden olan mini sonarlar çok önemli bir kabiliyet yükseltmesi sağlıyor. Bu versiyonda hafif torpido, DSH roketi ve sonoboyların kullanılmasına kesin gözüyle bakabiliriz. ARES Tersanesi şu anda Üs-Liman Savunma, SUH ve DSH Araçlarını birkaç ay içerisinde teslim edecek ve yılda 50’den fazla İDA üretecek imkan ve kabiliyete sahiptir.

ARES Tersanesi Daha Büyük SİDA’lar Örneğin İnsansız Bir Karakol Botu, Hücumbot veya Korvet Hayal Ediyor Mu?

İHA’larda olduğu gibi İDA’lar konusunda da ilerleme, insan beyninin hayal edebildiği sınırlara kadar devam edecek. Her ne kadar şimdilik küçük botlar revaçta olsa da ilerleyen süreçte karakol botu, hücumbot ve korvet büyüklüğündeki gemilerin insansız olması hedeflenmektedir. İnsansız bir korvetin pek çok artıları var elbette ama örnek teşkil etmesi açısından en önemlilerinden birini dillendirmemiz gerekirse, halihazırda 99.5 m boyundaki Ada Sınıfı Korvetimizin insansız modelini yapmamız durumunda hiçbir sistem, silah ve kabiliyet kaybı olmadan geminin 60-65 m’lik bir tekneye dönüştüğünü göreceğiz zira insan faktörünün ortamdan çıkması geminin küçülmesine önemli oranda etki etmektedir. Bu da geminin üretim maliyetini ve sürecini %30-40 oranında azaltacak ve ayrıca çok ciddi bir maliyet olan personel gideri de neredeyse sıfırlayacaktır. Hepsinden daha değerli olan insan hayatının emniyette olması hususunun ise maddi bir karşılığının olamayacağı malumunuzdur. ARES Tersanesi, Türkiye’nin İDA geleceğine köprü olmak için hazırdır ancak burada ki tek engel ARGE ve üretim süreci için gereken devlet desteğidir. Kuşkusuz 11 m’lik bir botu kendi öz sermayesiyle yapmak ile tam teşekküllü bir korvet ortaya koymak arasında çok önemli farklar vardır. Devletimizin bu talebini ortaya koyması ve destek sağlaması durumunda ARES Tersanesi ve Türkiye geleceğin daha büyük SİDA’larına doğru yürümeye başlayabilecektir.

İDA’lar ile İHA’ların Entegrasyonu Nasıl Olacak ve Bize Neler Katacak?

Karabağ Savaşı’nda hava üstünlüğüne sahip Azerbaycan’ın, esasen nitelik ve nicelik açısından kendine denk bir ordusu olan Ermenistan’ı İHA’lar ile nasıl tarumar ettiğini hep beraber gördük. Aklı başında olan tüm devletler şu an bile Karabağ’da ne oldu sorusunu sormakta ve cevapları için tüm imkanlarını seferber etmektedir zira Türk Ordularının karşısına çıkacak herhangi bir silahlı kuvvetlerin aynı akıbeti yaşaması içten bile değildir. Ancak burada dillendirilmesi gereken çok önemli bir konu da Ağ Merkezli Müşterek Harp Konsepti altında birleşen ve sürü olarak görevlendirilebilen İHA, İDA, İKA ve diğer insanlı sistemlerin harekat sahasına olan etkisinin çok daha büyük olacağı gerçeğidir. Harp tarihinde henüz bu seviyede topyekûn bir savaş tecrübe edilmedi ancak yaşanması durumunda bu tespitin ne kadar doğru olduğunu hep beraber göreceğiz.

Bu kapsamda günümüzde insansız bir sistemin, insanlı sisteme kıyasla ortaya koyduğu 2-3 kat daha tesirli olan etki, Ağ Merkezli ve Sürü kabiliyetli insansız bir harpte belki de 10 katına çıkacaktır. Bu yüzden insansız sistemleri üretmekten sonraki ilk amaç mutlak suretle, bu aracı sürü halde Ağ Merkezli Harbe hazır hale getirmek olmalıdır. ULAQ bu ihtiyaçlara cevap vermek adına; kendisi ile eş veya farklı yapıya sahip diğer SİDA’larla operasyon yapma, İHA, SİHA, TİHA ve insanlı diğer kara, deniz ve hava araçları ile müşterek harekat kabiliyetlerine sahip olacaktır. Nihai hedef; uzaktan kontrol edilen güçlü ama yalnız bir insansız deniz aracı üretmek değil Ağ Merkezli Savaş Yönetim Sistemi’ne entegre önemli bir savunma ve saldırı silahı olarak üzerine düşen ne ise fazlasıyla yerine getirmektir. 1-2 yıl sonra ULAQ SİDA’ların TB-2, Anka, Aksungur, Akıncı ve İKA’lar ile ortak harekat icra ettiğine tanık olacağız.

YAZAR: MURAT YARALI

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın