Deniz Fırkateyn Teknoloji

Gabya Sınıfı Fırkateynler Ve VLS Silah Sistemleri!

Gabya Sınıfı Fırkateyn ve 3D Radar

Hangi Gemilere Takılıyor?
Gabya sınıfı bazı gemilere (F494 Gökçeada, F495 Gediz, F496 Gökova, F497 Göksu) “Thales Smart-S MK2” 3 boyutlu hava arama radarı takılma projesi başlatıldı.

F246 SalihReis MEKO sınıfı bir fırkateyn olmasına rağmen bu gemilere de aynı radar takılıyor. Burada radar görülebilir.. Diğer MEKO’larda ise AWS-9 radarı bulunuyor.

Bu radar aynı zamanda Kolombiya donanmasındaki FS-1500 fırkateynlerinde de kullanılıyor. Endonezya donanması bu radarın yanında yine Thales ürünü Variant radarını da kullanıyor.
.Radarın dönüşünü gösteren bir diğer video ise yine aşağıda.

Bu radar gemide bulunan Genesis-GSYS (Genesis-Gabya Savaş Yönetim Sistemi) sistemine de entegre edilecek. Radar deniz yüzeyini yalayarak gelen Mach 3+ hızındaki füzeleri ve 70 dereceden fazla açılarla yaklaşan cisimleri tesbit edebiliyor. SMART-S MK2 radarı 160 adede kadar hava hedefi ve 40 adede kadar deniz hedefini aynı anda izleyebilir.
Proje neticesinde bazı yazılarda modernizasyona tabi tutulan bu gemilere Gökçeada sınıfı, tutulmayan diğer gemilere ise Gaziantep sınıfnı dendiğini gördüm ancak resmi olarak böyle bir ayrım henüz yok.
 
Bu radar S bandında çalışıyor. Geleneksel ve yeni bant isimlendirmesi için buraya bakınız. Yeni isimlendirmeye göre bu radar F bandına düşüyor ancak ben bu yazıda geleneksel bant isimlerini kullandım.
 
Radarın menzili 250 km ve muhtemelen L bandında çalışan AN/SPS-49 radarına göre daha fazla enerji çekiyordur.
 
Radarın bandı
S bandında çalışan radarların L band radarlara göre idamesi biraz daha güç olmasına rağmen bu radarın üreticisi “solid state” teknolojisi kullandığını ve “high availability” sağladığını söylüyor. S bant radarların L radarlara göre dalga boyu daha küçük olduğu için daha küçük bir anten gerektiriyorlar. Buna ek olarak S band radarlar meteorolojik şartlardan daha az etkilenirler. Ayrıca bu radar kıyılarda (littoral) çalışmak üzere optimize edilmiş.
 
Radarın Üretimi
Cihazların üretimi konusunda Thales Türkiye ve Endonezya’da benzer bir model izliyor. İlk iki radarı kendi üretiyor kalanları ise satış yaptığı ülkede monte ediliyorlar. Endonzeya LCS gemilerinde uygulanan bu modeli burada görebilirsiniz.
 
ESSM
Bu modernizasyon programı kapsamında ayrıca gemilere Lockheed Martin tarafından üretilen MK 41dikey lançerleri de takılmış. Bir çok füze çeşidini fırlatabilen bu sistemle beraber füze ve hava hedeflerine karşı koruma sağlayan ESSM (Evolved Sea Sparrow Missile) füzeleri de alınmış.ESSM radar güdümlü bir öz savunma füzesi. Hatta Roketsan ESSM füzesinin  uçuş sonlandırma biriminin tasarım, test ve üretimini gerçekleştiriyor.
 
ESSM ve SM-1’in amacı ve görevi farklıdır.ESSM geminin kendini koruması için tasarlanmıştır ve 4’lü gruplar halinde atılırlar. SM-1 ise daha uzun menzilli bir hava savunma füzesidir. Gemi kendini korumak için aşağıdaki sırayı izler. 
  1. Daha uzun menzilli olan SM-1 füzesi.
  2. Daha kısa menzilli olan ESSM füzesi.(supersonik ve seyir füzelerini de avlayabliyor)
  3. Nokta savunması sağlayan Phalanx veya RAM

ESSM ile SM-1 füzesinin beraber kullanılması durumu ise şu linkte açıklanmış. Böylece gemiye kademeli bir koruma sağlanıyor. ESSM’in en büyük avantajı sahip oldugu INS + X veya S band up-link ile, sadece terminal safhada aydinlatma radarina ihtiyac duymasi.

Özet olarak  “Thales Smart-S MK2” radarı yeni ESSM füzesini güdümlemek için de kullanılıyor.
 
SMART-L
Bu yazıyı yazdıktan sonra SMART-S Mk2 radarını müteakip SMART-L radarının çıktığını farkettim. Bu radar çok daha uzun menzilli.
 
Anlaşıldığına göre SMART-S radarının ilk ismi sadece SMART iken bu radarın çıkmasıyla beraber ismi SMART-S olarak değiştirilmiş.
 
 
Bu radar yapılan bir yazılım güncellemesiyle ortaya çıkan Smart-L ELR (Extended Long Range) modelinin 400 km öteden ateşlenen bir balistic füzeyi tesbit edebildiği yazılıyor. 2012 yılında çıkan Royal Netherlands Navy and Thales Sign SMART-L Early Warning Capability Contract başlıklı yazıya göre balistik füze tesbit edebilme yeteneği Hollanda donanmasında kullanılmaya başlanmış. 

Buradan aldığım şekilde Smart-L radarının yayın yeteneği ile ilgili bir şekil görebilirsiniz.
 
 

Gabya Sınıfı Fırkateyn ve Evolved Sea Sparrow Missile (ESSM)

Giriş
Gabya Sınıfı Fırkateyn ve 3D Radar” başlıklı yazıda da anlatıldığı gibi Gabya sınıfı fırkateynlerin bazılarına yapılan 3D radar modernizasyonu kapsamında, MK 41 dikey lançerleri (VLS)ve  ESSM (Evolved Sea Sparrow Missile) füzeleri de yerleştirilmiş durumda. Ayrıca 2 tane daha lançer  2 MEKO Track IIA fırkateynlerine de takılıyor. 

Dikey lançerlerin en önemli özelliklerinden birisi birkaç çeşit füzeyi ateşleyebilme yetenekleri. Örneğin Mk 41 ASUW (Anti Surface Warfare) lançeri Standard 1 ve 2, Tomahawk, RUR-5 ASROC, RIM-7 Sea Sparrow, ve RIM-162 ESSM füzelerini ateşleyebiliyor. Böylece bir gemi gideceği göreve göre farklı füze kombinasyonları ile donatılabiliyor. Bir diğer güzel özelliği ise aynı anda iki füzeyi birden ateşlenmeye hazır hale getirebilmesi. Böylece kesintisiz ateş gücü de sağlanabiliyor.

Bu gemilere MK 41 ve ESSM kabiliyeti kazandırılması ile alakalı bir yazıyı burada bulabilirsiniz.

MK41
Bu lançer 3 temel türevden oluşuyor. Şekilden de görüldüğü gibi bu türevler Strike, Tactical, Self Defence olarak sınıflandırılmışlar. Bizim gemilerimize Tactical olanları takılmış diye anlıyorum. 
 
 
Lançerin yapısını gösteren şekil. Şekilden de görülebildiği gibi lançer eksoz  gazını dışarıya atabilme özelliğine sahip olduğu için “hot” ateşleme yapabiliyor. 
 
Lançere füzeler kanister içinde yerleştiriliyorlar.
Yükleme işlemini gösteren örnek bir resim ise aşağıda.
 
Avustralya gemisine kurulan 8 hücreli MK41’lerin görünümünü.
 
 
MK41 lançerin entegrasyon sırası şöyledir.
  1. TCG Gediz     (F-495) (2000 yılında transfer edilmiştir)
  2. TCG Gökova (F-496) (2002 yılında transfer edilmiştir)
  3. TCG Göksu   (F-497) (2003 yılında transfer edilmiştir)
  4. TCG Giresun  (F-491) (1997 yılında transfer edilmiştir)


Gemide bulunan Mk 92 Mod 2 atış kontrol sistemi ile ESSM füzelerinin entegre edilmesi işini de yine LockheedMartin’e yaptırılmış.Bu program ile sadece SM-1 destekleme kabiliyetine sahip atış kontrol sistemi Mk 92 Mod 12 seviyesine yükseltiliyor. Yeni sistem hem SM-1/SM-2 hem de ESSM destekleme kabiliyetine sahip. Ayrıca eski nesil Sürekli Dalga Aydınlatıcı (CWI) vericisi, yeni nesil katı hal CWI vericisi ile değiştirilmektedir. 

ESSM
ESSM geminin kendini koruması için tasarlanmıştır ve 4’lü gruplar halinde atılırlar. Gemide 8 hücreli MK 41 atış sistemi vardır. Her hücrede de 4 ESSM füzesi bulunur. Böylece isternirse toplamda azami 32 ESSM füzesi ile göreve çıkılabilir. Bu öz savunma füzesi ile “Anti Ship Missile (ASM)” tehditlerini bertaraf etmek mümkün. 2002 yılında yapılan atış testlerinde ESSM füzesinin bir Harpoon füzesini avlayabildiği belirtilmiş.

Roketsan’ın sayfasında bu füzelerle ilgili aşağıdaki yazı var.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde de bulunan Evolved Sea Sparrow Missile (ESSM) füzelerinin uçuş sonlandırma biriminin tasarım, test ve üretimi, ana yüklenici Raytheon (ABD) firması ile varılan anlaşma sonucunda ROKETSAN tarafından gerçekleştirilmektedir.
ESSM Deniz Kuvvetleri birimleri için üstün bölge savunması sağlar. Hızlı, küçük ve yüksek manevra kabiliyetine sahip, cruise füzeleri, yüzeydeki araçlar ve düşük süratli hava araçları gibi tehditler karşısında etkilidir.
Modern filoların, günümüz donanmaları karşısındaki tehdit unsurlarına karşı gerek duydukları çevik çözümü, ESSM yüksek sürati, uzun menzili, yüksek manevra kabiliyeti, küçük hedeflere güdümlenebilmesi ve zırhlı hedeflere karşı etkinliği ile karşılamaktadır. ESSM füzesi 50 km ve üzeri menzili, 4 Mach üzerindeki sürati ve yarı aktif lazer güdüm sistemi ile çağımız donanmalarının en önemli savunma unsurları arasında yerini almıştır.

 
Bu füze mid course uçuş esnasında data-link kullanırken, terminal safhada aydınlatmaya ihtiyaç duyuyor. Şekilde de görüldüğü gibi füze terminal safhada sadede radarın aydınlatmasına ihtiyaç duyuyor.
Homing sistemlerinin 3 tanesini gösteren bir şekil aşağıda. Terminal safhada semi-active homing sisteminin nasıl çalıştığını biraz daha iyi göstermiş.
 
 
Ege Denizi gibi üzerinde 64 tane ada bulunan ve bunların büyük kısmının hasım bir devletin elinde bulunduğu ortamda geminin öz savunmasının güçlü olması öneme haizdir.

Fotoğrafta da görüldüğü gibi ESSM lançerleri geminin ön tarafına yerleştirilmiş durumda. 
 
 
 
Böylece gemi anti gemi füzesine karşı tek silahı olan “Phalanx CIWS” haricinde yeni bir silaha kavuşmuş oluyor.
Geminin modernizasyona girmeden önceki hali.
 
Ayrıca ESSM ön tarafa yerleştirerek geminin arkasında olan 1 adet Phalanx’ın kör noktaları da kapatılmış oluyor.
 
 
 
Yukarıdaki resimde modernizasyondan geçmemiş geminin arkasında bulunan ve ön tarafı tam olarak koruyamayan Phalanx CIWS kırmızı ile daire içine alınmıştır.

Bu modernizasyon sayesinde tek şaftlı olan ve manevra kabiliyeti nispeten düşük olan fırkateyn, ASM tehditine karşı daha iyi bir savunma yapabilecektir. 
 

Yazar Hakkında

Tarık Küçük

Tarık Küçük

Sınıf öğretmeni olarak nice minik kalbe Türk milliyetçiliğini ve vatanseverliğini işleme, bunun yanında bilim-teknoloji iştahı kazandırma çabasındayım. Hem Tarih hem teknolojiye meraklıyım. Bilhassa Askeri teknoloji ve Savunma sanayi üzerine organizasyonlara katılıp firmalar ile çalışmalar yürüterek Türk Savunma Sanayi çorbasına az da olsa tuz katma gayesi içindeyim.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın




2020 Etkinlik Takvimi

Twitter